Wall Street Journal'da 18 Mayıs'ta yayınlanan bir köşe yazısı, deniz ablukasının küresel petrol fiyatlarını varil başına 150 dolara çıkarması nedeniyle ABD'nin İran devletini çökertmek ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için tam ölçekli bir askeri çatışmaya girmesi gerektiğini savunuyor. Yazar, mevcut ekonomik baskı stratejisinin yetersiz olduğunu ve krizin uzaması durumunda küresel ekonomiye ciddi zarar verme riski taşıdığını iddia ediyor.
Yorktown Enstitüsü başkanı ve eski bir donanma subayı olan Seth Cropsey, Journal'da "Başkan Trump'ın bu krizi lehine sonuçlandırmak, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve Amerikan çıkarlarını ve prestijini güvence altına alırken ekonomik bir toparlanma sağlamak için dar bir fırsat penceresi var" diye yazdı. "Ancak bu, Amerikan gücünün tüm yelpazesinin konuşlandırılmasını gerektiriyor."
Tırmanma çağrısı, Nisan başında müzakerelerin kesilmesinin ardından başlayan İran petrol kapasitesine yönelik bir ay süren ABD ablukasını takip ediyor. Yazara göre, boğazdan geçen küresel yakıt ihracatının yaklaşık beşte birindeki bu aksama, küresel fiyatlar ve ilgili endüstriler üzerinde doğrudan bir etki yarattı. Yazıda, İran altyapısına yönelik büyük saldırılar, İsrail hava kuvvetleri ile koordinasyon ve Hürmüz Boğazı'ndaki kilit adaları ele geçirmek için kara birliklerinin kullanılması gibi çok aşamalı bir operasyon teklifi detaylandırılıyor.
Cropsey, İran'ı yenmenin Amerikan caydırıcılığının güvenilirliğini, deniz yollarının emniyetini ve küresel enerji piyasalarının normalliğini yeniden tesis etmek için çok önemli olduğunu savunuyor. Çatışmayı, şimdi kararlı ve ezici bir sonuçla tamamlanması gereken gerekli bir eylem olarak niteleyen Cropsey, "Başkan haklı olarak başladığı işi bitirmeli" sonucuna varıyor.
Abluka Ham Petrolü Varil Başına 150 Dolara Çıkardı
Argümanın özü, yazarın Şubat ayı sonlarında başladığını belirttiği süregelen çatışmanın ciddi ekonomik sonuçlarından kaynaklanıyor. ABD, İran tankerlerinin Hürmüz Boğazı'na erişimini engelleyen bir abluka uygulayarak ülkenin birincil ihracatını fiilen durdurdu. Bazı yakıtlar gizli tankerler ve boru hatları üzerinden taşınsa da, aksama petrolü yaklaşık 150 dolara çıkaracak kadar şiddetli oldu.
Köşe yazısına göre, bu fiyat seviyesi sürdürüldüğü takdirde küresel enflasyonu hızlandırma ve kilit tedarik zincirlerini rayından çıkarma tehdidi taşıyor. Yazar, ABD'nin Şubat ayı sonlarında ablukasını hemen "şiddetli bir hava harekatı" ile birleştirmiş olması durumunda çatışmanın halihazırda çözülmüş olabileceğini öne sürüyor. Bunun yerine, başarısız müzakereler olarak nitelendirdiği durum için verilen ara, ekonomik baskının küresel ekonomi için kritik bir seviyeye ulaşmasına izin verdi.
‘Ezici Çatışma’ Çağrısı
Bay Cropsey, İran devletini "ekonomik ve siyasi olarak çökertmek" için ayrıntılı ve agresif bir plan ana hatlarıyla belirtiyor. Bu teklif bir blöf değil, kararlı bir askeri operasyondur.
İlk adım, İran'ın iletişim, ulaşım ve diğer kritik altyapılarına yönelik bir dizi büyük saldırı ve buna paralel olarak İsrail hava kuvvetlerinin ülkenin geri kalan sanayilerine saldırılarını içeriyor. Bunu iki kilit operasyon izleyecektir: biri Hürmüz Boğazı'nın anahtarı olan Keşm Adası'nın BAE ile uyum içinde ele geçirilmesi; diğeri ise İsfahan'daki İran uranyum depolarının ele geçirilmesi. Son olarak plan, ekonomik baskıyı maksimize etmek için İran'ın boğazdaki geri kalan tanker kapasitesine saldırılmasını öngörüyor. Yazar, ABD çıkarlarına ve küresel ekonomiye daha fazla zarar verecek uzun süreli bir krizden kaçınmak için bu ezici gücün gerekli olduğunu iddia ediyor.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.