Kevin Warsh'un Federal Rezerv Başkanı olarak onaylanması, piyasaların merkez bankasında bir "rejim değişikliğine" hazırlandığı bu dönemde, bir neslin en önemli para politikası eksen değişikliğini işaret edebilir.
ABD Senatosu Pazartesi günü, Kevin Warsh'un Federal Rezerv Yönetim Kurulu üyeliği için nihai onay oylamasını ilerleterek, Başkan Trump'ın reform sözü verdiği merkez bankasının başına geçmeye aday gösterdiği ismi bir adım daha yaklaştırdı. Bu prosedürel oylama, en erken bu hafta gerçekleşebilecek bir nihai onayın önünü açıyor ve Fed'in 16-17 Haziran toplantısından önce yeni bir başkanın atanması ihtimalini doğuruyor.
Warsh, 21 Nisan'daki Senato Bankacılık Komitesi onay duruşmasında, "Kongre, Fed'i mazeret, belirsizlik, tartışma veya endişe duymadan fiyat istikrarını sağlama göreviyle görevlendirdi. Enflasyon bir tercihtir ve Fed bunun sorumluluğunu almalıdır" dedi.
Hoover Enstitüsü'nde akademisyen olan ve 2006-2011 yılları arasında eski bir Fed yöneticisi olarak görev yapan Warsh'un bu hafta yapılacak bir dizi oylamayla onaylanması bekleniyor. Warsh'un yükselişi, Fed'in politika faizini %3,50-%3,75 aralığında tuttuğu bir döneme denk geliyor; son toplantıda üç muhalif politika yapıcı, kalıcı enflasyonla mücadele etmek için faizlerin artırılabileceğini savunmuştu. Onay süreci, merkez bankası üzerindeki benzeri görülmemiş siyasi baskıların ardından geliyor; buna mevcut Başkan Jerome Powell aleyhine açılan ve artık düşürülen Adalet Bakanlığı soruşturması da dahil.
Onaylanması durumunda Warsh, enflasyonu körüklemekle açıkça eleştirdiği bir kurumun dümene geçecek ve bu da mevcut politikalarla potansiyel bir çatışmaya zemin hazırlayacak. Warsh, daha küçük bir Fed bilançosu ve Hazine ile daha sıkı koordinasyonu savunurken, Başkan Trump yeni başkanın faiz oranlarını düşürmesini beklediğini kamuoyuna açıkladı; ancak Warsh bu konuda bir söz vermedi.
Fed'de Yeni Bir "Rejim"
Warsh, Federal Rezerv'de bir "rejim değişikliği" sözü vererek Powell döneminden bir kopuş sinyali verdi. Planları sadece para politikasının yeniden değerlendirilmesini değil, aynı zamanda para politikası dışı konularda yürütme organıyla koordinasyonu artırmayı amaçlayan yapısal reformları da içeriyor. Bu yaklaşım, merkez bankasının uzun süredir devam eden bağımsızlığını aşındırabileceğinden korkanlar tarafından endişeyle karşılanıyor; mevcut Başkan Powell bu prensibi kararlılıkla savunmuştu.
Görev süresi 15 Mayıs'ta dolacak olan Powell, "siyasi faktörleri dikkate almadan para politikası yürütme yeteneğimizi tehdit eden Fed'e yönelik bir dizi yasal saldırıdan duyduğu endişeyi" dile getirdi. Bu saldırılar arasında Başkan Trump'ın Fed Yöneticisi Lisa Cook'u kovma girişimi ve bir federal yargıcın Powell'a baskı yapmak için bir bahane olarak nitelendirdiği Fed'in yenileme maliyetlerine ilişkin Adalet Bakanlığı incelemesi yer alıyor.
Faiz İndirimi Beklentileriyle Karşı Karşıya Kalan Bir Enflasyon Şahini
Artan maliyetler nedeniyle Fed'i suçlayan bir enflasyon şahini olarak ününe rağmen Warsh, alışılmadık bir siyasi akıntıyla karşı karşıya: Onu daha düşük faiz oranları beklentisiyle aday gösteren bir başkan. Warsh belirli bir politika yolu taahhüt etmemiş olsa da, Fed'in son performansına yönelik eleştirel bakışı yeni bir rota çizmeye istekli olduğunu gösteriyor.
Fed başkanı Federal Açık Piyasa Komitesi'ndeki (FOMC) 12 oydan sadece birine sahip olsa da, gündemi belirleme ve fikir birliği oluşturmadaki etkileri oldukça büyüktür. Warsh'un liderliği, giderek bölünen bir komitede dengeleri değiştirebilir. Son toplantıda üç yetkilinin olası bir faiz artırımı lehine oy kullanması, liderlik değişiminden önce bile enflasyona karşı daha agresif bir duruş sergileme arzusunun arttığını gösteriyor. Olası bir Başkan Warsh yönetimindeki ilk toplantı 16-17 Haziran tarihlerinde planlanıyor ve piyasalara yeni bir politika yönünün ilk sinyallerini izlemek için net bir tarih veriyor.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.